Kayıtlar

Anlatılmak istenen sözcüklerle dolu heybem Kırılmış oyuncağımı son kez alırken elime Yazar iken kalemim dizelerimde saklı cephanem Böyle mi geçmeliydi son treni çocukluğumun.
Elin, elin olur tutamam bir daha Gözyaşlarım serin ama senin hala Ayrılık da sevdaya dahil derler Açtığımda ellerimi semaya.
Dün gece ölmeyi denedim Ve bu ilk değildi Aynamdaki yabancıya bakarken İlk kez kendimi hissettim.
Düştüğüm gibi kalkarım derdim Anladığımda düşmenin hazzını Cebimden harcar iken hayal kırıklarımı Ben en çok kendimi kandırdım.
Kompozisyon ödevin gibidir hayat Dipnotlar kurtarır şanını Kelamın gereksiz, sözcüklerin bayat Mat etmek isterken şahını.
Ses oldun, söz oldun sen gönlüme Kırdığım tüm çerçeveler hayal hanemde Saz oldun, söz oldun sen bam telime Kurduğum tüm düşler erirken teninde.
Acıdan beslenen ruhları doyurmak kadar zor olan nedir bu dünyada Bir ağaç yaprağının rüzgara dayanamaması kadar Mehtabın altında yatar da deniz kızı, dalarken hülyalara Zor mudur sandığın, sandığın kadar.